gozlerimi kapattim, yine gozum kapali deniz kenarinda uzandigimi hayal ediyorum, ama hayalimde huzurlu ve mutluyum hem de sonsuz bir huzur. oyle bir huzurki bu disimda
bir katman var hic bir sey etkileyemiyor gibi, deprem olsa gikimi cikarmayacak yagmur yagsa hala uzanmaya devam edecegim, nedeni ise yanimdaki kisi. o, ruhumu tamamliyor, sonunda kavusmusuz oymus yillar boyu aradigim, asil huzur ve mutluluk oymus, yakisikli mi bilmiyorum yuzunu goremiyorum, fizigine dair hic bir bilgim yok tek bildigim benim yansimam oldugu. ben kendimden cok onu o da
kendinden cok beni dusunuyor. karnim acikiyor ona bakiyorum geciyor uzanmaya devam ediyorum. hayalimde onu uzun zaman once bulmusum ve cok iyi taniyorum, yillardir birlikteymisiz ve durmus ayni deniz kenarinda uzaniyormusuz. sadece gunler geciyormus gunduz gunesin keyfini cikarip suyun kiyiya vurusunu izliyormusuz geceleri de yildizlari seyredip anlamsizca guluyor musuz. icmek icin suya karnimizi doyurmak icin yemege ihtiyacimiz yokmus sadece ustumuzde kiyafetlerimiz var, bilmem
onlar neden var hayalim kusursuz oldugu icin dusunmuyorum
bu konu uzerine. sonra telefon caliyor gozlerimi aciyorum mine ariyor mesgule veriyorum ki hayalime devam ediyim ama kesildi bir kere devam edemiyorum, hayalimdeki insanla tanisip tanismadigimin muhasebesini yapiyorum, tanimadigima kanaat getiriyorum ve icimden gelecekte tanisacagim o kisiye sevgimi yolluyorum ve ipodumdan onun icin bir sarki aciyorum.
5 Ağustos 2012 Pazar
sabahlamak
sabaha karşı 5 civarıydı, hafif bir ruzgar esti pencereden kavurucu agustos sicaginda, gunun ilk ruzgariydi, gun icinde nefes aldigini hissettigin tek andi o an. perdelerle birlikte kultablasindaki kulleri de savurdu ruzgar, uzaktan izledi ruzgarin savuruslarini tipki dort yildir hayati elinde olmadan nasil savrulduysa kuller de oyle degisik yerlere savrulmustu, olaylar silsilesi bir kulu bile savuruyorken onun hayatini savurmasi pek tabiiydi, umarsizligina umarsizlik katarak varsin savrulsun dedi, madem
bir kez hayata gelmisti...
bir kez hayata gelmisti...
4 Ağustos 2012 Cumartesi
ayna
Bir kitap daha bitirmişti kız. Yine hayran olmuştu o idealist kahramanlara, hayalleri peşinde koşup başarsa da başarmasa da elinden gelenleri yapanlara. Yine içi umutla dolmuştu, ben de yapabilirim istediğim herşeyi demişti heyecanla.
O gazla kalktı, ilk önce küçük de olsa bir alışkanlıktan kurtulmak lazım başarıya ulaşmak için dedi, bunu da okuduğu o idealist kitaplardan öğrenmişti. Dağınıktı çok, bu hayata karşı umarsızlığının dışarı yansımasıydı sadece,daha doğrusu dağınık olmasını o bu kalıba sokmuştu. Yatağındaki kıyafetleri topladı, oh be artık yatağımda yatabilirim yatak değil dolap aylardır kanepede yatıyordum artık bir yatağım var dedi. Bir şey başarmıştı, ipodundan we are the championsı açtı,bu şarkı ne zaman ufak da olsa bir şey başarsa veya başarmak istese ona umut veren bir şarkıydı. Oturdu yerine, yine bir sigara yaktı, bu alışkanlığımdan da kurtulsam diye hayıflandı ama cevabını kendine verdi,kurtulmak istemiyordu ondan kendisini kandırmaya gerek yoktu; en azından bu konuda kendine dürüsttü kız. Etrafına baktı, artık yatağının üstü hep toplu duracaktı, yatağında yatacak sabah erken kalkacaktı.
Sigarasını söndürdü, bakınmaya devam etti. Kitaplarına baktı, okuduğu kitapların hepsini tek tek inceledi. Umutsuz bir tebessüm belirdi suratında. Tekrar bir sigara yaktı ve aynaya baktı, aynada kendine acınası gözlerle baktı. Bu kaçıncıydı? Bu kaçıncı küçük bir değişiklik zırvasıydı, hiç bir zaman devam ettirmemişti ki. Kaldı ki ne için devam ettirecekti, hayalini kurduğu ne vardı ki çabalayacaktı? Ona bir hayat kurulmuştu, ailesinin tanıdığı düzgün arkadaşları, kabul gören bir meslek sahibi olacağı bölümü, onu asla parasız bırakmayan babası, bir dediğini iki etmeyen annesi ve bir sürü de cicili bicili elbisesi vardı. Yine kızdı annesi ve babasına ama uzun sürmedi yine egosuna yenildi çünkü ya onlar bu kadar fedakarlık yapmasalardı nasıl başa çıkardı hayatla. Şükretti yine çok güzel bir ailem var diye. Egosunu susturdu bir şey, seni sevmeleri ayrı seni korurken aşırıya kaçmaları ayrı dedi o şey. Kız yine bu ikilemlerden kurtulmanın yolu düşünmemek dedi, her zamanki gibi kolaya kaçtı.
Hem düşünse ne olacaktı?? Evet ailesi onu koruyordu evet bu konuda aşırıya kaçmışlardı, kız hiç bir zaman zora girmemiştiki, yüklerini onlara verip kenara çekilip kendi derdiyle ailesinin uğraşmasını izlemişti ama bunu o mu istemişti yoksa onlar mı teklif etmişti, hatırlamıyordu 22 sene böyle geçmişti çünkü, tek bildiği o istememişti ama bir süre sonra alışmış o da istemeye başlamıştı.
Hiç çalışmamıştı kız veya hiç bir zaman beğendiği bir şey için para biriktirmemişti, kırdığı bardağı dahi temizlememişti, yapmadığı şeyler yaptıklarından o kadar fazlaydı ki sayamıyordu bile.
Okuduğu bölümü çok seviyordu bu bölümü bitireceği için de kendisiyle gurur duyuyordu ama çok kolay elde etmişti bunu da çalışmadan çabalamadan, asla sonucunda ben başardım diyemeyecekti çünkü ailesi olmasa başaramazdı.
Sonra düşündü, bir çok insan benim yerimde olmak ister benim aileme sahip olmak ister ben neden nznkörlük yapıyorum?.Nankörlük de denemez ama içten içe gururu parçalanıyordu kızın, elinde benim diyebileceği hiç bir şey yoktu..
Mezun olduktan sonra sahip olacağı titrin üstünde bile ailesinin hakkı vardı...Onlar her zaman kızın her şeyi üstünde hakları vardı..
Kendi bir şeyler yapmalıydı ama amacı yoktu ki.. hayattan beklentisi yoktu, olsaydı da ipleri koparacak cesareti var mıydı?? hiç sanmıyordu..
Sonra içeriden annesi seslendi, ona en sevdiği tatlıyı almıştı, ego aldı hakimiyetini kız çok sevindi,sigara paketini de alıp mutfağa annesinin yanına gitti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)