14 Şubat 2011 Pazartesi

romantik sonbahar


Bir kaç gündür Ankara'dayım,normalde geldiğimde hiç evden çıkmam çünkü Ankara'ya karşı bir önyargım vardı,sevmiyordum,ama inatla her tatilde geliyordum beni çeken tarifsiz bir şeyler var bu şehirde..
Cumartesi günü kuzenim geldi birlikte diğer kuzenimin doğum günün kutlamak üzere Emek'te bir puba gittik,çok eğlendik.Özellikle ben hem sevdiğim insanlarla olduğum için,hem Ankara'da olduğum için hem de 3. sınıfa geçtiğim için çok eğlendim.Pazar günü hep beraber bruncha gittik sohbet muhabbet derken Aşk Tesadüfleri Sever filmine gitmeye karar verdik,normalde aşk filmlerini sevmem ama her aşk filmi izlediğimde farkına varırım ki ben aslında hiç aşık olmamışım,çok sevmişim ama aşık olmamışım.Aslında diğer yazılarımda aşık olmuşum falan demişim ama o aslında kandırmaca,aşık olduğuma inanmak istiyorum çünkü.Çok sevdim doğru,zaten normalde hayatımdaki insanları çok severim,o aşık olduğum dediklerimi veya dediğimi de işte böyle çok sevdim.Her neyse,her aşk filminin sonunda hissettiğim gibi bir boşluk hissettim yine.Bir sevgili istemiyorum ama en azından aşık oldum diyebilmeyi,veya karşılıksız da olsa aşık olmayı isterdim,bir defacık da olsa.
Filmin sonunda Ankara'yı daha da çok sevdim.Ama nedenini çözememekteydim.
Çıkışta doğal olarak kuzenlerle filmin kritiğini yaptık söz Ankaraya geldi doğal olarak film Ankara da çekildiği için.Neden bilmem o an BEN ANKARA'YI SEVİYORUM ASLINDA..dedim.buna karşılık olarak kuzenim 'çünkü Ankara romantik bir şehir'dedi.evet işte bu,kuzenim sayesinde neden Ankara'Yı sevdiğimi anladım.Evet Ankara romantik bir şehir.Bu demek değil ki şehrin her metrekaresinde el ele yürüyen çiftler var,herkes öpüşüp koklaşıyor,değişik gösterilerle insanlar birbirlerine evlenme teklif ediyor.Umut veren bir yönü var Ankara'nın,ama aynı zamanda da hüzünlü.Kışın karla kaplansa da her yer,son bahar kışın da hükmünü sürüyor Ankara'da,sonbahar romantik.İlkbaharını henüz yaşayamadım bu şehrin ama tahmin edebiliyorum,yine aynı canlılık,yine aynı yorgunluk olacak,kar gidecek sadece montlar çıkacak ama aynı kalacak bu şehir.Burda 4 mevsim hüküm süren bir sonbahar var.Sonbahar bence mevsimlerin en güzeli.Belki de benim sonbahar aşkımdır beni Ankara'ya bağlayan.
Kim bilir belki de herşey tesadüftür,belki aradığım şey burdadır,belki de budur bana romantik gelen,budur beni bu şehre çeken.

komik

bi blogum olduğunu aylar sonra hatırladım,her zamanki gibi sabahlıyorum ve her zamanki gibi yapacak bir işim yok dolayısıyla üşenmedim baktım,bi kaç gereksiz yazı sildim.mesela en son bavul topladığımı yazmışım eylülde,ama artık ailem ankaraya taşındı.sonra demişim ki cananın sesi kısık,çoktan sesi geldi.
birine aşık olmuşum bir şeyler yazmışım,eski sevgilimi unutamamışım,unuttum gitti.