19 Eylül 2010 Pazar

gidiyorum şimdi elimde bohça

yine evde bir telaş bir hareketlilik başladı.bendeniz evin küçük kızı okul başladığı için gidiyorum.annem durmadan 'topla eşyalarınııı yetişemiceksin sorumsuz' diye başımın etini yiyor,ben her zamanki gibi peeeh yaparak bilgisayar başında zaman öldürmeye devam ediyorum.anneannem bir kaç gündür bizde,olan bitenden haberi yok sadece namaz kılıp uyuyor.teyzem,annem manyağı olduğu için annem sustuktan sonra onun dediklerini tekrarlıyor.yani şöyle oluyor annemin sesi yankılanıyor.teyzeme bunu neden yaptığını sorduğumda ise bana 'beynine iyice yerleşsin diye'cevabını verdi.halamla canan da bizde.cananın sesi kısık olduğu için söylediği hiç bir şeyi duymuyorum o yüzden şu sıralar en sevdiğim şahsiyet kendileri.halam kızından yani kuzenimden örnekler veriyor her zamanki gibi o da senin gibiydi sorumsuzsunuz ama o evlendi akıllandı vs.halamın pek de umrunda değil açıkçası,o hadi kızım işlerini bitir diye tekrarlıyor,tekrarlıyor ki bir an önce şu evdeki gerginlik bitsin hep beraber mutlu mesut dondurmalı pastamızı yiyebilelim.
bu eşya toplama bizim ailede merasim gibi.level 1:yaz sonu izmire yerleşme,level:2 izmirden marmarise dönüş,level3:marmarise yerleşme .
marmaris yerleşkesinde her şey daha zor çünkü tüm aile fertleri bir araya toplanıp beynimi ilk önce emiyorlar sonra,yiyolar,sonra da kemiriyolar.izmir yerleşkesinde ise her şey daha basit,sadece annem vs. ben.
en komiği bu merasim en sonunda street fightera dönüşüyor.çünkü ben sinir krizi geçirip kulaklarımı kapatıp blalbalblal seni dinlemiyorum seni dinlemiyorum balalala triplerine giriyorum ve akabinde kafama terliği yiyorum.daha gitmeme 6 gün olduğu için şiddet henüz yok,fakat ilerleyen günlerde annem beni yerden yere vuracak.hatta ben karşılık veremeden k.o olucam ve annem karşıma geçip zaferle YOU LOST diyecek ve ben tıpış tıpışş boynu bükük olaraktannn bavulumu toplıcam.
işte böyle bir hal içerisinde bizim ev.kuvvetle muhtemel daha zor günler beni bekliyor.allahtan sabır dilemekten başka bir çarem yok.sevgiler

17 Eylül 2010 Cuma

elini tutamadığım sevgiliyi napıyım alıp çöpe mi atayım

küçük bir yerde yaşadığım için hep giydiğime,hareketlerime,saçıma,başıma,dans edişime dikkat ettim.çünkü 10 adımda bir tanıdık gördüğüm kasabada yaşıyordum.her şey küçükkene normaldi.sonraa orta okul lise derken erkek arkadaşı keşfedince işte bu kasaba oldu bana hapisane.şöyle doyasıya sevgilimle salına salına el ele aşk böcükleri gibi sahilde yürüyemedik.afiyetle baş başa bir yemek yiyemedik.dirseklerimizi bile birbirimze zor değdiriyoruz öyle bir beynimize kazıdılarki eş dost tanıdık görürde
ayol şnun bunun kızı pek bi hafifmiş elin oğluynan el ele geziyo abbbooww benim kızım yapmaz öyle şeyler dağlara taşlaraaa
der diye.
sevgili dediğin koluna takıp salına salına yürüdüğün,yürürken içinden bim bam booomm çok şükür dostlar benim de artık bir sevgilim var bimbam boomm çatlayın kızlaarrrr.. diye şarkı söylettiren kişii değil midir?bunu yapamıyorsan yanındaki dallama kimdir?
bugün yürüyoruz yine kasabamızda elimizde köpek gülüşüyoruz canım cicim ay yerim koca ayaam minik ayaam modunda tam diyorum bari 2 saniye elini tutayım o sırada bi sağı solu önü arkayı kolaçan ediyorum pat 1 metre ötede tanıdık merhabaa canımmm annen nasıl diyor.sabır çekiyorum,yine elele tutuşulcak bir an geliyor arkadan birisi blablanın kızııı napduruuunn diye bağırıyor.sabır sabır çekerek yürüyorum yine aynı şeyler.sabır taşı gibiyim mübarek ama az kaldı valla bir gün cinnet geçirip meydana çıkıp heeeeeeeeeeeeey ey halk benim bir sevgilim var elini de tutarım öperim de karışmayın diye bağırıcam.
bok yesin tüm dedikoducular.adım çıkarmışmışşş,annem de böyle düşünüyor ya ona da yazıklar olsun.ne bu illa tek taş takınca mı el ele tutuşuluyo.haaa eğer öyleyle alayım tek başıma tek taşımı takayım sevgilimi koluma uçaan kuşlar martılar edasında şen şakrak sokakta salınayım.olmadı sewgilimi koluma takarım bebekte üç beş tur atarım olmadı bi de sinema yaparım sinemada da elini tutarım diye gezeyim.yok anacım yok ben artık bu diretmelere bir dur demek istiyorum.biraz daha canımı sıkarlarsa tüm gençler arasında sevgilinizle freee şekilde gezmek istersiniz mi anketi yaptırıp belediyeye vericem.olmadı 1 aya evleniyorum a dostlar haberiniz olsun düğüne beklerim.düğünden sonra da sürcem japonu ellerimize öyle kenetlenip gezicez millete kapak olsun diye.
haaaaaaaa allahtan üniversitede rahatım ama gel gör ki benimki başka yerde.şu gencecik yaşımda ...:(

16 Eylül 2010 Perşembe

doğduğumdan beri arabalara aşırı bir ilgim var.annem arabada mı doğurdu nedir o kadar düşkünüm ki arabalara yolculuk yaparken adeta spadaymış gibi rahatlıyorum.annem babam eş dost akraba hep der sen küçükken arabadan başka yerde uyumazdın diye.bir rivayete göre de ilk kez arabada konuşmuşum.
uçağı da severim,hızlı diye lakin arabayla etrafa baka baka gezinmek daha insan doğasına uygun.
motoru da severim,bayılırım ama araba kadar değil.
otobüs yolculuğu yapmak beni yormaz,vakit çarçabuk geçer benim için,otobüste uyuyanlardanımdır,yolculuk yaptım diye perişan olmam.AMMMAAAAAAAA...şu hayatta tek çekemediğim otobüs yolculuğu var o da izmir-marmaris yolculuğu.e be şoför amcaaa e be insafsız otobüs firmaları.saatte 120 km giden bir arabayla bu yol 2 buçuk hadi bilemedn mola verildi 3 saat sürüyor da neden otobüsle 4 buçuk saatte gidiyoruz.babamla 35 dk da gittiğimiz elin aydınına otobüsle 1 saat 15 dk da gidiyoruz,üstüne üstlük yol dediğimde bildiğin dümdüz otoban.şu an saat 22.37 saat 20.00 da izmirden yola çıktık ve şu an yatağandayız.daha 1 buçuk saatimiz daha var.eğer bu yolculuğu normal bir arabayla yapıyor olsaydım hohh beee yarım saat kaldı diyebilcektim.
sevgili uçak şirketleri biliyorum adnan menderes izmire 1 saat uzaklıkta.marmarise en yakın havaalanı da 1 buçuk saat uzaklıkta etti 2 buçuk saat.yok efenim check in zart zurt 45 dk öncesinde orda olsak ,online check in yapanlar bu süreyi dikkate almasın,3 saat 15 dk hadi diyelim uçakla 10 dk sürsün 3 saat 25 dakika.ilk başta düşününce otobüs yolculuğundan daha eziyetli gibi duruyor ama inanın bana 2 buçuk saatte gittiğiniz yolu 4 saat 15 dk da gitmek insana koyuyor.hıııııııııııı otobüsten 1 saat önce servise bindiğimi saymıyorum bile,sayınca afakanlar basıyor.
allaaaaaaaam allaaaaaam bana bir jet veyahut ışınlanma kabini veyahuut bir araba nasip et.kamil insan olma yolunda azimle ilerleyen sevgili kullarından daha çok eziyet çekiyorum 2 yıl oldu sen bana bir güzellik yap.soğudum hayattan,kamburum çıktı,kuyruk kemiğim içime kaçtı otur otur........

15 Eylül 2010 Çarşamba

uzun zamandır yazmıyorum gerçeklerle yüzleşmemek için.insan yazdıkça içinden kopuyor iyi kötü her şey ve bir zaman sonra acı gerçekle burun buruna geliyor.tenin altında bir çok açılmış yara,bir çok mutsuzluk ve onu görmek insanı korkutuyor.oysa her şey çok güzel dışarıdan,bir gülüş yetiyor insanın mutlu olduğunu sanması için.
ama yalnız kalınca gerçekten kaçmak çok zor.yalnız kalınca 1 değil bir kaç kişi oluyorsun.aklın farkı biri kalbin farklı.yalnızsın,mutsuzsun.kimse yok.tv var duvar var,kitaplar var.bir kaç saniyeliğine neşelendirecek fotoğraflar var.fotoğraflar çok değerli bir o kadar da hain.güzel çirkin ayırt etmeden her anı hatırlatıyor insana hiç utanmadan.yalnızsın,mutsuzsun ve her şey eksik.aklın,abartma şükret diyor.kalp parçalanmış zaten bu kadar sene sonra.uyumak en güzel çözüm.uzun süre deniyorsun uyumayı.eziyet gibi geçse de o zaman,bir an uyuyorsun.sabah,aynanın karşısında o asık,yorgun suratı yeniliyorsun ve bir kaç mutlu saat için kendini hazırlıyorsun.sonra tekrar aynı şeyler...